09/06/2019
962

BRANŞLARA GÖRE ERKEK HEKİMLER

Biz anestezi uzmanlarının hayatı cerrahlarla geçer biliyosunuz. Bugüne kadar birlikte çalıştığım branşlara göre erkek hekimleri tartışalım istedim. Branşlar kişiliği etkiler mi, tabisi etkiler. İşte benim sonuçlarım:

GENEL CERRAHİ: Tipik yurdum erkeğidir, tamaamen averaj, ne bulsa giyer, ne bulsa yer. Kendi halinde vakasını yapar, odasını ver, hastasını uyut, sana çok bulaşmaz, ameliyatını yapar, nöbetini tutar. Konsültasyona çağırınca gelir, bakar, iyiysen o da iyidir. Çok nöbet tuttuğu ve acili çok olduğu için çömezliğinde hayattan bıkmış bi hâli vardır. Sözüm meclisten dışarı, genel cerrah kızçelerime diil lafım; götle uğraşan biri ne kaa karizmatik olabilir ki, di mi yaane... Tabi bunun tiroid cerrahı, meme cerrahı, kanser cerrahı bissürüü çeşidi var da, asistanlıklarında pek bi dan dun, ööyleee dümdük adamlar işte; hani sizi suşi yemeğe diil de kebapçıya götürürler sankim.

BEYİN CERRAHİSİ: Halk arasındaki 'koossskoccaa beyin cerrahı, herrşeyi bilir' gazından ossa gerek bi kıçı kalkmışlıkları vardır. Yaptıkları ince detaylı işlerde hakkaten harikalar yaratanlar bu sıfatı hakedebilir aslında. Düşünsenize, adamın kafatasını matkapla aç, saatler süren incelikte çalış, sinirleri koruyarak tümöre ulaş, çıkar, adamın hayatını kurtar hem de sekelsiz, breh breh breh. Hakketten zor iş, yapanın da kıçı kalksın beyav. Tabi puanı düşük olduğu için hiçbişeyin uzmanı olamadım TUS ta bunun puanı yetti bari beyin cerrahı olayım diyi beyin cerrahisine girip, potansiyel eziklikle kıç kalkması çatışması arasında yitip giden, 'yoksa vizyon, neetsin sana misyon' tipleri de vardır kiii, bunlardan uzak durmak gerekir. Ben beyin cerrahı erkeklerinin ennn bi mikemmelini buldum tabe, o ayrı...

PLASTİK CERRAH: Her an estetikle uğraşan, çevresinde kendine bakan hatta bakımı abartıp delirmiş histerik kadınların olduğu bu branş erkekleri hakkaten diğer branşlara göre daha metroseksüel, daha karizmatiktir, öyle de olmalıdır tabi. Hemoroidli bıyıklı teyzelerle uğraşan genel cerrahla, burnum biraz kalksın memem göze gircek diklikte olsun diyen kadınlara bakan plastik cerrahı siz karşılaştırın, di mi yaaane... Genelde hepiciği en yüksek puanları almış, zeki, çalışkan ve de karizmatik olunca ve etrafında da onları devamlı pohpohlayan garip kadınlar, hâliyle gözleri dışa kayabilme potansiyelleri olabilir. Lütfen dellenmeyin ama, tanıdığım tüm plastik cerrahların yarıdan çoğu boşanık ve onların da yarıdan çoğu hastasıyla cünüp olmuşsa, vardır bi genelleme şansım, söz meclisten içeri naapceksiniz teeyyeeallam!

GÖZ: Hani dışarda atkısını asortik bağlayan veya hastanede renkli gözlük çerçevesi, papyon, renkli askıyla neyim tarz olmaya çalışarak dolaşan bi erkek varsa büyük ihtimal gözcüdür. (diilse, plastikçi veya kadın doğumcudur, başka branş olamaz) Genelde küçük dağları onlar yaratmıştır, kendileri dünyanın en zor sınavlarından birini kazanmış zekiler, diğerleri ise kazanamamış gerzeklerdir. Misal çalıştığım hiçbir erkek göz hekimi bana 'masayı kaldırır mısınız dr hanım' demedi, 'masa kallksıın' dır olay! Bi süre sonra hastanın sadece 'göz'den oluştuğunu mu sanırlar bilinmez, sizin yaşlı hasta, preop kons istekleriniz filan onlara gereksiz gelir, yüzlerinde 'altı üstü bi ilaç verip sedatize edeceksin ne ki bu havaların, sen kimsin ki?' ifdesi vardır. Tatliş gözcü kızçelerim bi daha söylüyorum, sözüm size diil.

KADIN DOĞUM: Normal yurdum erkeğinin 'oohh miss her an kuku görüyolar negseel' fantazilerinin aksine bu branş erkeği her an hasta, akan, kokan kuku görmekten, böğüren doğum yaparken sıçmayanını görmedim, sıçan, yüzüne amniyonu sıçrayan kadın görmekten kadınlardan nefret etmiş yazık insanlardır. Eskiden para kazanan kadın doğum hekimi imajıyla bari toparlanırken şimdilerde onu da yaşayamayıp, kendi branşdaşının kendini satarak, reklamla, şovla yukarılara çıkmasının hüznü; açılan malpraktis davalarının endişesiyle işini yapmaya çalışanruhu yorgun insanlardır. Gecenin bi yarısı doğuran kadınlara koşmaktan ne kadar başarılı evlilikleri varsa, o kadar mutlulardır işte...

KULAK BURUN BOĞAZ: Genelde etliye sütlüye dokunmadan işlerini yapan, düzgün, saygılı, efendi insanlardır. Çok gariptir yazıyı yazarken düşündüm, misal çalıştığım hastanelerde Figen Castro olarak hep bi eylemim, bi anarşikliğim olmuş, bi isyanım, imza kampanyam, işi bırakma boykot çalışmam vuku bulmuş; katılmayan tek branş hep KBB olmuştur, kibarca işlerini yapar gider, kendi dünyalarında yaşarlar. Onlara dokunmayan yılan bin yıl yaşayabilir, e haklılar da aslında...

ORTOPEDİ, ÜROLOJİ: Genelde hep erkek yoğun bölümler olduğu için testesteron tüm davranışlarına yansır, birbirleriyle 'naber amk, iyiyim amk, hasta uyusun amk' gibi bi iletişim şekilleri oluşmuştur. Adamın vertebrasına çivi çakıp femuruna protez koyan; ya da başka adamın çükünü tutup sistoskopi yapan bi adamdan çok da romantik, kibar bi âşık çıkar mı bilmem, bence çıkmaz?!?

KALP DAMAR CERRAHİSİ: Son derece stresli ve yoğun bi branşın yorgun savaşçıları olarak hep yaşamla ölümü bypasslamaya çalışan, gece gündüz yoğunbakım, nöbet, acil derken denişik insanlar olmuşlardır. Hoca kıvamına gelene kadar yıllaaarca sternotomi yapıp, saatlerce ekartör tutup koşturmuş, o mertebeye öyle kanırarak gelmiştir ki çoğu o aşamada dünyayla işini bitirmiş, ermiş kıvamdadır. Adamın kalbi atarken milimetrik damarlarını değiştiren, yaşamı avucunun içinde tutan insanlardır onlar, o gücü veya hayatın anlamını, belki de anlamsızlığını her an hissetmek tabi ki ruhlarında değişim yaratmış olmalıdır, bu değişim iyi de olabiliir, kötü de...

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, kalan ve dahili branşlar çok yakında...