09/06/2019
1357

DOKTOR ANNE BABANIN ÇOCUĞU OLMAK

Uzun ve tempolu, stresli çalışma saatleri, gece nöbetleri, acil icapları, mecbur' hizmet zorunluluğu gibi nedenlerle ülkemizde hekimler kadar onların çocuklarının da 'özveri ile büyüme' gereği doğar. Doktor anne-babanın çocukları:

- Doğumgünü, okuma bayramı, gösteri, sinema, tiyatro gibi aktivitelerde veya anne babayla geçirdikleri özel anlarda telefonun çalmasından korkarlar. Çünkü gelen bir telefonla, anne ya da babaları acil olarak yanlarından ayrılıp hastaneye koşabilir.

- Diğer arkadaşları 'saklambaç, futbol, arabacılık, tamircilik' oynarken, 'ameliyatçılık, ambulansçılık, doktorculuk, ameliyatla insan tamiri' gibi oyunlar kurma, onların daha çok ilgisini çeker.

- Arkadaşlarının evinde de ders çalışmanın bir rutin olmadığını görüp neden kendi anne babalarının öğrenci olmamalarına rağmen gece- gündüz ders çalıştıklarını anlamaları uzun yıllar alır.

- Anne-babayla tatilin 3-5 günden uzun olamıycağını kabullenirler.

- 'Devlet baba' denilen kişinin anne ve babasını uzak şehirlerdeki hastanelere gönderip, neden aynı evde, diğer çocuklar gibi anne babalarıyla yaşayamadıklarını düşünüp devlet babaya küserler. Hatta bir okula, arkadaşlarına yeni alışmışken, sık sık okul ve şehir değiştirmek, dendiğine göre hep devlet babanın işiymiş, 'bu adam anne babasını neden hiç sevmiyor?' bir türlü anlayamazlar.

- Arkadaşlarının anneleri hep biraraya gelip vakit geçirebilirken, kendi annesinin neden hep başkalarını iyileştirmek için uğraşıp diğer anneler gibi gezmediklerini hiç anlayamazlar, hastanede kaldığı günlerde onu çok özlerler.

- Bebeklikten itibaren evlerinde hep 'hasta, acil, ölüm' laflarıyla karşılaşıp herkesten önce olgunlaşırlar. Hatta diğer arkadaşlarından farklı olarak anne babanın işyerine gidince, çok küçük yaşta, acille, ilaç kokusuyla, gözyaşıyla, kemoterapi almış maskeli yaşıtlarıyla karşılaşıp, hayatı erkenden sorgulamaya başlarlar.

Anne babalarının doktor olmasından dolayı yaşadıkları bu zorluklara rağmen, kalp krizi geçiren komşu amcaya masaj yapıp yaşatan annesi, kafası kanayan arkadaşının yarasını diken babası, onların 'süper kahramanı' olur ve genelde de onların izinde yürürken bulurlar kendilerini...

Bu şartlarda büyüyen hepimizin evlatlarına 'daha aydınlık, güvenli, adaletli, mutlu ve huzurlu bir Türkiye' bırakabilmek dileğiyle, her zorluğuna rağmen hekim olmaktan gurur duyuyorum!