19/06/2019
1995

DOKTOR İZDİVAÇ PROGRAMINA KATILIRSA

Günlerden bigün olmaz ammaa doktorun biri, şu beyin uyuşturan, neyin kafasını yaşadığı belli olmayan bisürü insanın gidip birbirine paralel-seri bağlanarak elektrik alıp verdikleri izdivaç programlarından birine katılmış. 'Doktor' olduğunu duyunca hayatını garanti altına alacağını düşünüp yanılmasın diye mesleğini söyletmemişler..

Bayan doktor, anestezi uzmanı, talibinin sorularını cevaplamaya başlamış.

-Hoşgeldiniz , nerden geliyosunuz??

-Ben aslında Ankara'da büyüdüm şu an işim gereği şehir şehir dolaşıyorum, son beş yıldır üç ayrı il de yaşadım..

-Hımmm, mesleğinizden biraz bahseder misiniz?

-Valla yeryüzü varolduğundan beri bize ihtiyaç duyulmuş, olmazsa olmaz meslek gruplarındanız.

Genelde erkeklerle çalışıyorum. Çalışma saatlerim çok düzensiz, gece gündüz telefonla çağrılırsam hemen gitmek zorundayım. Kıvranan bi adamı iki dakkada kuzuya çevirip kafasını bihoş yapabilirim. El becerisi çok önemlidir bizde, damardan çalışırız, sevmeden zati bu iş yapılmaz..

Genelde her ay hizmet verdiğimiz odalar ve gruplar değişir. Odaya müşteri giyinik gelirse çok kızarız, yanımıza gelirken üstünde hiçbişey olmamalı. Biz müşterilerimizi seçme şansına sahip diiliz ama onlar bizi seçebilir. Ben kendi adıma hemen uyuyan müşteriyi tercih ediyorum, çok konuşanı gecenin bi yarısı çekmek cidden zordur.

Yaşlı müşteri sevmeyiz çünkü başına ne gelse bizden bilinir, tabi yaptıklarımız müşteriye ağır gelebilir, kalbi dayanamayabilir, ona göre muamele etmeyi öğrenmek tecrübe gerektirir.

Günde en az 3-5 kez giyinip soyunuruz bizden daha hızlı soyunanı pek yoktur. Bulaşıcı hastalıklar yönünden de çok riskli bi meslek grubudur bizimki, çünkü bazen aceleyle işe dalar korunmak için gerekli önlemi alamayız ne yazık ki...

Kendi rahat ve mutluluğumuz için genelde çalıştığımız meslek grubunu saklarız, söyleyemeyiz, çünkü bizden yararlanmaya çalışan çok olur.

Herkes yaptığı işin parasını alır ama nedense bizim bi sürü emek verip gece gündüz çalışarak kazandığımız para hep sorgulanır, yolda yolakta para ödemeden bizimle işini halletmeye çalışan çok olur. Halbuki bi 'vizite' ücretimiz vardır ama herşeye para veren insanlara bizim meslek grubuna para ödemek nedense ağır gelir.

Çok yıpratıcıdır işimiz, gerekirse sizinle sabahlar, yoğun şekilde ilgilenip ne gerekiyosa yaparız, gün gelir üstünüzde saatlerce, kaburgalarınızı kırana kadar tepiniriz, ölüyü bile canlandırırz alimallah...

Biz böyle yorulsak da genelde kimse farkımızda olmaz, bizi hiç kıyafetle görmedikleri için dışarda bizi görünce hiç tanımazlar, Birlikte çalıştığımız adamlar genelde teşekkürü, takdiri, ödülü alır ama müşteri bişeyden memnun olmaz, başına bişiy gelirse de direk biz sorumlu tutuluruz. Birlikte çalıştığımız, müşteriyi bulan kişilerle hem hiç anlaşamayız hem de hiç ayrılamayız, onlar bizsiz biz onlarsız olamayız.

Ağrılı, sıkıntılı bi uzvunuz mu var, ânında girişimimizle sıkıntınızı yine biz giderir, yüzünüzü güldürürüz..

Mesleğimizi sevmesek de düştüğümüz bu yolda geri dönüş pek mümkün diildir, hayatboyu bu işi yapmak zorunda kalırız.. Çocuklarımız bizim gibi olmasın diye onlar için ne gerekiyosa yaparız, çocuklarımız bizi az gördükleri ve gece- gündüz çalıştığımız için bize biraz kırgın büyür. Bigün bu işi bırakıp küçük bi sahil kasabasına yerleşmenin hayaliyle yaşar dururuz.. İşte bööyleee bi iş benim yaptığım iş, heralde tahmin etmişsinizdir???

Adamın kafasında binlerce deli soru, yüz kızarık, kafa karışık..

-Neyyyyse, ben tahminimi söylemiyim, ben sizi istemiyorum kem küm..

Öyleyse paravanı açıyoruuuz, adayımız ANESTEZİ UZMANI bi doktor hanımdı...

Siz ne olduğunu düşündünüz kiiii?!?