05/07/2019
1961

HASTALARIMIZDAN ÇEŞİTLEME

-Tevekkülcü hasta:

Yaşlı ve tontondur, içeriye Allah'ın izni ve dualarla girer, son yıllarda verilmiş tüm ilaçlarının olduğu torbayı önüne koyar, sen torbada keşif yapıp teyzenin hastalıklarını anlamaya çalışırken o bir yandan sallanarak tespih çeker ve arada dizlerini oğuşturup 'yıvrııım gurban oliim, önce Allah'a sonra sana' deyip okuyup üfler. Şifayı Allah'tan kalan her sorunu doktordan bilen vicdansızlar gibi değildir, sev onu!

 

-Herşeyi bilen hasta:

İnternet Üniversitesi'ni bitirip, kadın programı izleyerek ihtisasını yapıp, komşularıyla yaptığı altın günlerinde öğrendikleri ile de akademik kariyerini tamamlamıştır. Anamnezinden anladığın üzere, doktorun tanı koyamayıp oyaladığı hastalığına kendi tanı koyup ilacını başlamıştır. Genelde tek kaşı havadadır, dakikada 800 kelime kullanıp araya girmene asla izin vermez, gençse ve üniversite bitirmişse bir taraftan seni süzer, yüzüğün olup olmadığına bakar; tabii ki o senden akıllı, güzel ve başarılıdır, ne doktorlar istemiş ama o vermemiştir aman pardon evlenmemiştir! Eğer mesleği öğretmenlik ise seni sınav yapmaya gelmiş sıfırcı Neriman'ın ta kendisidir, kaç ondan!

 

-Sabırsız, meşgul hasta:

Başka hastalar içeri girerken kapı her açılışında fonda onun kafasını ve 'beni ne zaman alacaksın?' diye soran yüz ifadesini görürsün. Her seferinde bi elindeki numaraya, bi sana bakar, zaman ilerledikçe homurdanır mırıldanmaya başlar ama ne dediğini asla anlayamazsın. Adam haklıdır 'okeye dördüncü' sıfatıyla 3 kişiyi bekletirken kendisi beklememelidir, çok önemlidir işi-gücü; sağlığından ötedir gideceği yer!! Hasta bir teyzyse eğer, ya tencereyi ocağa koyup muayeneye gelme ya da son otobüsü kaçırma heyecanı vardır içinde. Genelde içeri girince rahatlar, zararsız ama sinir bozucudur, çabucak muayene et kurtul ondan!

 

-Seni satın aldığını sanan hasta:

Özel hastaneye gelip 50-100 lira yatırmış ve tabii ki seni satın almıştır!! Emir kipi ile konuşur, nerden baksan bi haftalık sigara parasını tek kalemde muayene için vermiştir, senin maaşını da o ödüyordur zaten, kimseye eyvallahı yoktur yani. Telefonunu ister, seni istediği her şey için her saat arama hakkına sahip olduğunu düşünür. Zararlıdır, ölü taklidi yap!

 

-Şaşkın hasta:

İçeri girdiğinde niye geldiğini bilmeyip ipuçlarını birleştirmeye çalışır, sen dosyasını karıştırırken sorarsın.

-Ne ameliyatı olacaksın?

Gözleri gittikçe artan dozda faltaşı gibi açılır:

-Ben ameliyat mı olacağım?

-Şeker hastasıymışsın.

-Öyle mi ?

-E üç yıldır şeker ilacı içiyorsun ya?

-Ben mi ??

Çok kafa karıştırıcıdır, tuvalete git yüzünü yıka ve bir daha düşün, bu hasta gerçek mi diye.

 

-Cahil, mahcup hasta:

İçeri utana sıkıla girer, seninle göz temasında bulunmaz. Söylediğin hiçbirşeyi anlamaz, tekrarlayınca anladı gibi yapar, sana dualar eder, şükranlarını sunar, imzası yoktur veya var gibi kağıdı karalar. O hasta candır, sev onu!

 

-Herşeyden seni sorumlu tutan hasta:

İçeri niyeyse çok üzgün girer, 88 yaşındaki gencecik nenesinin kalp krizinde müdahale edemeyip sen öldürmüşsündür, beş yıl düşük ayakla dolaşıp son anda gelip ameliyat olunca onu sen ve senin gibiler sakat bırakmıştır zâti. Kaynının küçük görümcesinin kocası da cerrahtır ve geceleri koşarak 'zevkü sefa için’ hastaneye gitmektedir. Tüm doktorlar aynıdır, nefret edilesi bi gruptur onlar.

Kendini suçlu hissettirir, zararlıdır, masanın altına kalemini düşür, saklan, sakın ordan çıkma!

 

-Küstah hasta:

İçeri kapıyı çalmadan pat diye girer, kaykılarak oturur, sağ ayağını sol dizine atar, tam siz konuşurken çalan cebini açar, çok önemli olan akşamki maç hakkında konuşurken bi taraftan da sana 'yaz hadi reçetemi, midem de şiş, gaz ilacı da ekle' gibi isteklerini garip el-kol hareketleriyle anlatmaya çalışır. Tabi ki o çok önemli bi insandır; sen de ona istediği ilaçları yazıp vermek zorunda olan basit bi kâtibe. Çok sinir bozucudur, derin derin nefes al, yüze kadar say, geçecek şu anlar, sakin ol!

 

Evet sevgili hastalarımız; birbirimizi daha iyi anlayıp hastalıkları birlikte yokedeceğimiz günlerimiz olması dileğiyle...