09/06/2019
783

MESLEKÎ DEFORMASYON

Bu ülkede kadın hekim olmanın sıkıntılarını ve hepimizde yarattığı yorgunluğu, strese ait semptomları biliyor ve ne yazık ki hepimiz yaşıyoruz. Yıllarca bu işin içinde veya branşımıza ait her an hayatımızın içinde olan şeyleri günlük aktivitelerimizden uzak tutmamız mümkün olmuyor, olamaz da zaten! Eşim beyin cerrahı bendeniz anestezist olup yıllarımız doğuda, çocukların damdan, balkomdan, camdan düşme, tandır fırınına düşürülme, çocuğun kafası ve saçlarını odanın tavanındaki pervaneye takma, elektrik çarpması, televizyon altında kalma, fare zehiri yeme, çamaşır suyu içme gibi korozif madde felaketleri, trafik kazası vs gibi bilumum acil çocuk vakalarıyla geçince hâliyle bi ortamda çocuğa zarar verebilecek tüm ayrıntılara dikkat eder olduk. İster istemez çocukların olduğu her ortamda üç beş adım sonra çocuğun başına gelebilecek tüm felaket senaryolarını yazıp yüreğimizin sıkışması bundandır! Evde her önlemi alıp mevlam kayıra, rahatız ama ortama hâkim olmadığım zaman huzursuz oluyorum, bence bu gerçekten aldığımız vakalarla ve mesleğimizle ilgili...

Geçen gün Özgür'le oturuyoruz, TV' de Kubat çıktı, aramızdaki diyalog 'Ayyy yüreğim sıkıştı, boyna bak, zor entubasyondur bu', eşim 'Baksana tipine prolaktinomalı gibi'... Adamceyiz orda mükemmel sesiyle söylediği türküyle millette ne duygular yaratıyooo, bizdeki hissiyatına bak, yazık la bize!!

Otobüste, dolmuşta çoğumuz 'üfff adamın damarlara bak, bi bazilik taksam; anaaam boyna bak şurdan bi juguler kateter atsam diye adamların damarlarına sulanmamıza ne demeli! Sahilde millet kadınların kıçına başına, adamın trapeziuslarına iç geçirirkene biz uzaktan spinal iğne şurdan ne kaa güzel saplanır, adama şurdan epidural yapsam diye düşünüyoz öyle diil mi?? Yolda yolakta Adananın sıcağında filan efor sarfeden bi yaşlı görünce 'ahanda adam şincik yere yığılcak, müdahale etmek lazım diye stres olmamız, halıdaki desenleri kan hücrelerine benzetip tanı koymamız, arabaların plakasını illa ki tıbbî kısaltmalarla okumamız yoldaki insanların boynundaki guatr nodüllerine, skleralarındaki sararmaya, çocuktaki aşırı kıllanmaya bakıp 'acaba doktora gitti mi, farkında mı?' diye düşünmemiz ve daha neleer neler... Evet dünyanın en önemli, güzel mesleğini yapıyoruz ama cidden bu iş diğer mesleklere benzemez, tüm bunları dışardan birilerinin anlaması da beklenemez, zor...

Eeee siz anlatın bakalım nasıl deforme oldunuz meslekten. Bu arada 'doktorlar tükeniyor' tartışmamızda dua etmiştik ya  'göbek ve basenimizden tükenelim işşallah çok âmin diye', ben baktım pek tükenmemişim, öptümmm yanacıklardaaaan...