15/06/2019
971

40 YIL ÖĞRETİLERİ-2

40 YIL ÖĞRETİLERİ-2

Mütevazi olma! Kendini ne kadar beğenirsen, değerin o kadar artar.’

'İnsanlar buğday başakları gibidir boşken dimdiktir, doldukça başları öne eğilir' .... miş eskiden. Çünkü eskiden insanların saygı, etik, hiyerarşi, minnet, paylaşım, hoşgörü gibi duyguları da varmış. Şu an dünyanın geneline baktığımızda düzenlerin düzdüğü düzende dönen bu dünyada, 'tevâzu' sadece bundan anlayan sosyal zekadaki insanlara, dediğim duyguları yaşayarak yıpranmışlara, bunun değerini bileceklere uygulanması gereken bi kavramdır. Haddini bilmeyenlerin etrafta cirit attığı bi dünyada başınızı öne eğmek değil, her konuda dimdik tutmak zorundasınız. Siz kendinizi ne kadar orduların komutanı olarak gösterirseniz, çevreniz de sizi öyle görür; ne kadar bildiğiniz üç şeyi satma beceriniz olursa, bildiği 30 şeyi kendine saklayandan daha bilgili olursunuz herkesin gözünde... Bazı ortamlarda bakıyorum, hiçbir meslek sahibi olmayanlar; bizden daha havalı, daha kendine güvenli ve hatta bizden daha çok hastalık, ilaç biliyorlar! Tabi ki siz sessiz de kalsanız 'çalışıyor musunuz'? sorusuna 'ben doktorum' cevabını yapıştırıp bi anda level da atlasanız, mütevaziliğinizi anlamayan pekçok hadsiz, hayatta sizi yıpratacaktır.

Hergün bakıcı feryatlarımızı okuyoruz. Gerçekten aradaki sınırı korumazsanız, Türk insanının çok kısa sürede döte parmak moduna geçtiğini görmüşsünüzdür; 'abla, teyze' diye yaklaştığınız bakıcı iki gün sonra order'larınızı hiçe sayıp kendi doğrularını yapmaya başlar, evin hanımı gibi davranmaya başlarsa lütfen şaşırmayın.

Mecburi hizmette ameliyat öncesi bi teyzeye premedikasyona servise gittim. Femur kırığı, yaşlı bi teyze; Türkçe bilmediğinden başında duran torunuyla konuştum, güleryüzlü davrandım. Ertesi gün poliklinikteyim, kapı açıldı, içeri dört izbandut gibi adam girdi.

-Dr. Figen sensin??

-Evet (ahanda sıçtım, bi hasta öldü herhal?)

-Ben bilmemne aşiretinin ağasıyam, dün hasta odasında benim oğlumla konuşmuşun, gülmüşün, sen gibi onun da sana gönlü kaymış, biz seni almaya gelmişiz...

(Kafamda deli sorular: almak derken?? kaymak derken...?!?) Allahtan çok zeki bi kadınım, hiç mütevazi değilim bu konuda; en uygun şekilde 'benim verilmiş bi sözüm var, söz namustur, yoksa çok isterim size gelin gelmeyi' filan falan derken zor kurtuldum, bu hikayeyi başka zaman anlatırım.

Demem o kiii, çok değerli ve güçlü olduğunuzu lütfen herkese hissettirin ki hayat da size hakettiğiniz değeri versin!