15/06/2019
1246

CİMRİLİK

Cimrilik insanın dünya malına, mülküne gereğinden çok değer verip, para harcarken taşikardi, ellerde titreme, boğazına bi yumru oturması, ağızda kuruma, yürek sıkışması, göt büzüşmesi gibi dışardan gözlenen semptomlarla yaşanan bi hastalıktır. 'Hastalık' diyorum çünkü gerçekten bi insanın bütün hayatını ve hayatındakilerin de hayatını karartabilecek kadar patolojik bi durumdur.

Hepimiz meslek sahibiyiz, çalışıyoruz, ne için?, 'para için', evet hakkaten de zor kazanıyoruz ama bu zor kazanma işini, 'o kadar zorlukla kazanıyorum; hayatımı kolaylaştırmaya, istediğimi yiyip içip yapmaya araç olsun, harcıycam tabi' yerine 'zor kazanıyorum, niye harcayayım?' a dönüştürmek ve parayı araç değil, amaç olarak görmek acınılası bi ruh halidir aslında!

Genetik geçişi var mıdır bilmiyorum ama cimri bi ailede yetişen çocuk da bu davranışın normal olduğunu düşünüp öğrenilmiş bi yanlışı sürdürür genelde. Tabi bunun yıllarca acısını çekip, tam tersi olmak da mümkündür ki bu insanlar çektiklerinin acısını çıkartıp bonkör yaşar, harcar ve paylaşırlar.

Okuduğum kadarıyla major boşanma nedenlerinden ‘aldatma’ dan bile üst sıralarda sayılan sebeplerdenmiş cimrilik... Aynı hayatı paylaştığın bi insanın sizin harcadığınıza karışması, hele ki biz de yıllarca okuyup çalışan kadınlar olarak harcadığımızı kuruşuna kadar hakederken, evlerden ırak; çekilebilecek bi sıkıntı olmayıp eminim bu nedenle boşanan çok kadın olmuştur.

Artık her an herşeyin mümkün olup, bir sözle ekonominin tepetaklak olduğu; bir tuşla bütün malvarlığınıza el konabilecek bir dünyada yaşarken tabi ki gelecek için yatırım yapmak gerekse de bunun dozunu iyi ayarlamak gerekir.

Çocuklara iyi bi eğitim aldırıp kendi geleceklerini ve varlıklarını sağlama zorunluluğu dışında, çok da hırs yapmaya gerek yok ki! Ölüp gitcez beyav, bu dünya kimleri alıp götürdü sen ben gibi ölümlülere mi kalacak? Hayat boyu çalış, didin, biriktir, ertele, zâti geç para kazanan ve maaşı belli meslek grupları olarak tam para ve zamana sahip olduğumuzda daaan! diye bi sağlık sorunu, ‘al!!’ der sana hayat, harca bakalım biriktirdiğini', harcayabilirsen, zevk alırsan, sağlığın elverirse...

Hayatın kısa olduğunu bizden iyi bilen mi var, kural basit: yiyebildiğin zaman yiyeceksin. Aranızda bazılarına sesleniyorum: Sen saçını süpürge ettin, çalışıp didindin, adama destek oldun, tüm sıkıntıları birlikte atlattınız; peki o ne yaptı; parası ve kariyeri olduğu anda bi çıtıra gitti, senin yemediğini şimdi elin kadını çatıır çatır yiyor mu, yiyor. Yapma, almayı istediğin herşeye 'en layık' sensin al onu; konfor mu istiyosun hayalindeki arabayı alabiliyosan al; biriktirme, seneye giderim diye o çok istediğin seyahati erteleme, o gelecek sene hiç gelemiyebilir, unutma!

Türkiye’nin en zengin değerli bi işadamımız vasiyetinde 'çoraplarıyla gömülme isteği'ni de yazmış. Ölünce çocukları dini olarak müftülüğe danışmışlar, herşeyi denemişler ama olmamış, çorapla gömülememiş. Sonra avukatı, bu değerli kaybımızın son mektubunu okumuş: 'O kadar malvarlığım da olsa öbür dünyaya gördüğünüz gibi bir çorabımı bile götüremedim; dünya malı önemsizdir' diyormuş çocuklarına...

Hayatınızdan mala-mülke, size verdiğinden çok değer veren, sizi kullanan, para durumunuza göre sizinle ilişki ve samimiyet durumunu belirleyen, kötü değil, iyi gün avcılarını; cebinde akrep olup para için bin dereden su getiren zavallıları, lütfen hayatınızdan uzaklaştırın. Cimri insanlar sadece para pul için değil duygu yönünden de pintidirler; sevgisini bile cömertçe dağıtamaz bu hasta ruhlar... Paranın da sevgi gibi paylaştıkça artan bişey olduğunu; paranın sahip olduğu gücü, iyilik ve manevi hazza dönüştürme güzelliği ruhlarına yansımadan, ölüp giderler tıpkı çok zenginler gibi, tıpkı çok fakirler gibi...

Sağlıkla, mutluluk ve ağız tadıyla kazandığınızı harcayabilmeniz dileğiyle, hiç cimri olmadığım tüm sevgimle, saygımla hepinizi selamlıyorum.