13/06/2019
1228

LAF SOKMA

'Laf sokmak' yerinde, zamanında, kararınca, üslubunca yapılırsa çok yararlı bi eylemdir. Bazı olaylar karşısında laf sokmayıp içinize atarsanız hastalarımızın deyimiyle 'gaz yapar, ağzınıza acı su gelir, şişersiniz, çırpıntı olur, böğrünüze öküz oturur, sinirden yersiniz herbişeyi, löp löp et olur'. Yani çok zararlıdır, oysa ki o lafı uygunca söyleyiverirseniz; kızgın kumlardan serin sulara girersiniz; nöbet çıkışı duş alıp yatağa girip derin uykulara dalar gibi rahatlarsınız.

Ama bu işin kuralları vardır:

*Laf sokacağınız kişiyi tepeden tırnağa süzün, hassas noktasını bulup oradan yürüyüp gitmeniz gerekir. Ezik noktasını ne kadar iyi tespit ederseniz, başarınız o kadar artar.

*Sinirlerinize hâkim olun, derin bi nefes alıp diyeceğinizi kafanızda tasarlayıp sonra avınıza çemkirin. İlk sinirle sesiniz titreyerek söyliyceğiniz abuk subuk şeyler sizi komik duruma düşürür sonra o ânı düşünüp gece sinirden uyuyamaz, yatakta döner durursunuz.

*Yüz ifadeniz önemlidir: hafif bi intikam gülümsemesi, tek kaş havada sinir bozucu ama cool bi tavır takınabilirseniz şuut ve gol olur, kesin!

*Sonradan uygun ortam yakalama şansınız varsa susun, bekleyin; uygun zamanda etkin saldırı da çok güzeldir tadından yenmez, unutmayın ki 'intikam zeytinyağlı yeşilfasulye gibidir, lezzetlisi soğuk yenir'. (bu intikam-soğuk yemek ilişkisini duyduğum andan beri bi deniştirip daha etkili söyleyesim varıdı, hislerim yeşil fasulye ile cuk oturdu!)

Şimdi örneklerle bilgilerimizi pekiştirelim, soru-cevap şeklinde bi çalışma yapalım:

1)Sabah evden çıktın, gece nöbetçisin, polikliniği açıp 100 hasta muayene etceksin falan filan. Komşunla karşılaştın: sabah yürüyüşünden dönen, koca parası yiyen, bakımlı, beyaz eşofmanlı, markalı koca gözlüklü, sarışın hatun sana ağzını geydirerek 'aayyy nasılsıııın, ay yazık sanaaa, gece gündüz çalışıyosun ayol!' dedi.

Cevap: Günaydan, sağol iyiyim evet çalışıyorum işte (yüzünde hep garip bi gülüş olsun), yaaa sen ne iyi kadınsın 'sen ve senin gibiler' sayesinde ne çok kişi ekmek yiyo düşününce; kuaför, manikürcü, tezgâhtar kız, güzellik uzmanı, kendine yaşam koçu diyen garip insanlar vallahi sorana çalışmıyorum deme, bak bisürü kişiye yarıyosunuz haha haha, neyyyyse tutmiyim sen git, kahvaltını yap ben de ameliyatımı yapıyim valla sizler de lâzımsınız bu dünyaya!

Kendi kendine gülerek git o arkandan koca gözlüğü ile akvaryumdan bakan balık gibi bakıp kalsın!

2)Özel hastanede çalışan doktor kocanın selvi boylu, mini etekli, dolgu dudaklı, kıt akıllı ama taş gibi bi sekreteri var ve ne yazık ki akşama kadar kocanın burnunun dibinde!

Sen de nadir kuaföre gidip şık giyinebildiğin bi gün kocayı ziyarete git, usulca kıza yaklaş: Merhaba, nasılsın, ben de doktorum biliyosun, bişey sorabilir miyim, bi araştırmam var da cahil, okumuş, okumamış herkese soruyorum 'senin kan grubun ne, biliyo musun?'. Hatun yüzünde 'sen doktorsan ben de akıllıyım, biliyorum tabii ki' edasıyla misal ‘A RH pozitif’ deyinceee şuut ve gol:

Aaaa hayret, sende 'genel verici' tipi var oysa ki? Yani, kan grubu olarak, 0'a biz ‘genel verici’ deriz de. Neyyyse, ben gidiyorum (yüzünde Ticavüzcü Coşkun ifadesiyle) kocama iyi yardım et de, akşama eve yorgun gelmesin tatlım!

3)Parası olan ama cahil cühela bi özel hastane sahibi patronun veya patroniçen var. Görgüsüz, her şeyi bildiğini sanan ama aslında 0 km.

Ucu sana dokunacağı için bu tarz kişilere lafı üslubunca sok. Gülerek konuş, kafasını karıştır, söyliyceğini söyle, kaç.

Aayy İlaaahii Mahmut Bey, ne mikrosefalik adamsın, hah hah hah (anlamaz ama anlamadığını belli etmez o da güler) senin karın ne şanslı, senin gibi kocası var diye direk cennete gidecek, hahahha.. Aslında sen 'beyinsiz adam, seni çeken kadın, bu dünyada çekeceğini çekmiş, cenneti haketmiş derken', o bi tek 'şanslı karı' yı anlar, güler. Ya da:

İlaaahi Asuman hanım, yaşlanmayıp hep genç, güzel kalmanızın sırrı bu bence, haha haha, dünya yansa umrunuzda diil, her şeyi anlamamak da güzel bişey aslında, sizin gibi olup fotosentez yapmak en iyisi aslındaa haha ha haaa! Aslında siz 'sizin gibi boş, ot gibi, hiçbişeyden anlamadan beyinsizce yaşamak vardı' derken o 'gençlik ve güzellik' te kalır, diğer söyledikleriniz ve cümlenizin sonu, beyinde daha yukarılara iletilemez.

Yerinde, zamanında, seviyelice laf sokma şansı versin size hayat, ‘yüzüne söylemek’ her zaman ‘arkasından konuşmak’tan asildir...