13/06/2019
903

TATİL

İnsanların telaşla sağa sola koşuşturduğu yerlerde misal havaalanı, işinizi halledip bekleme modundayken, etrafı izlemenin dayanılmaz hafifliğindeyken, sizin de kafada tilkiler mesâiye çıkar mı?

1.Çalışmak ve tatili haketmek gibisi yok, her an sahip olduğun boşluk ve her istediğini her an yapabilme rahatlığı tatilin keyfini öldürür; hergün geç kalkan biri, bizim gibi 'alarmsız uyanma'nın bile verdiği keyif ve mutluluğu nerden bilebilir ki? (züğürt tesellisi diyenlere ahanda tekmük geliyo!)

2.Çocuklar doğduğundan beri koca kişisiyle bu yıla kadar hiç başbaşa tatil yapmamıştık, ilaç gibi geldi; daha mutlu daha dinlenmiş anne-babanın daha mutlu çocukları olduğunu hatırlayıp, ihtiyaç hissettikçe kendimize vakit ayırma gerekliliğini unutmamalı.

3.'İnsanın evi, rahat sıçabildiği yerdir'. Vay arkadaş her seyahat, her hava değişiminde barsakları da tatil moduna geçip 'bana ne lan peristalt mıycam işte, ben de tatildeyim' diyip, devamlı input olup out putu durup benim gibi çatlıycak gibi olan var mı aramızda?

4.Hayatın çok kısa olduğunu ve her ânının keyfini çıkarmak gerektiğini unutmadan şu hep ertelenen planları bi an önce gerçekleştirmek lâzım, demedi demeyin!

5.Herşeyi zamanında iyi ki yaşamışım, gençken gezmeyi, yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi, kalabalığı çok sevip, nöbet çıkışı bile enerjim ve isteğim varken iyi ki yeterince gezmişim, şu an daha sakin ve huzurlu ortam modundayım ve onu yaşıyorum. Herşeyi yaşında ve enerjisiyle yaşamak gibisi yok arkadaş!

6.Şu karşımda oturan kısa pantolonlu genç adama terlüümü fırlatasım var. Tamam herkes istediğini giysin tabi de, erkeklerin kısa pantolon, çorapsız ayakkabı aradan sana gözkırpan kıllarına, ağda fırlatıp kaçasım geliyo yeminlen.

7.Çevremdeki insanlara bakıyorum, kimse birbirine benzemiyo; ne karışık bi ırkız biz yav. Hani Avrupa'da bi havaalanında bakarsın; çoğu sarışın, renkli gözlü, minnak burunludur; uzakdoğuda hepiciği çekik, bence ayırtetmek imkansız; bizde bakıyosun hiç spesifik bi özellik yok. Acaba zamanında Viyana kapılarından Rusya'ya kadar dayanıp önüne geleni fikfikleyen atalarımız mı bu genetik farklılığı yaratan? Kafamda deli sorular...

8.Şu kızçeye kahkül ne kaa yakışmış, alında dümdüz kesilmiş yoğun kahküle bayılırım, ama iyi bi kuaför kesmezse seksi hatunla besleme kız arasındaki ince çizgide bulabilirsin kendini. Ah o ince çizgiler yok mu, dahiyle delilik arasında; iyi niyetle enayilik, zenginlikle sonradan görmelik hep çizgi çizgi, bi bakıyosun hop öbür tarafa geçivermişsin!

9.Eskiden 'hostes' ler hep sülün gibi hatunlar yakışıklı erkekler olurdu, şimdi durum acık gevşedi mi ne? Şu an önümden geçen hostes ablanın popo semer gibi, iki koltuk arasından nası geçiyo ki acaba?

10.Karşımdaki minik çocuk ilk defa uçağa bincekmiş helecanla cama koşup uçakları hayretle izliyor. Benim oğluşlar yanımda, devamlı seyahat yapan işadamı edasında oturuyolar. Mecburi hizmet, Batman, Diyarbakır üstüne Adana-Ankara arası, bebekliklerinden beri uçakla git-gel yaşamaktan bu yaşta helâk oldu oğluşlar. Mecburi hizmetini aileden uzak, hatta anne-baba ayrı illerde yapan tüm doktor arkadaşlarıma sabır diliyorum.

Neyyyse, görüyosunuz benim bi yerde oturup etrafa bakarken işte bööyle tilkiler kafada bi an durmadan dolanıyo, şincik uçağa bincem, yarın Adana'dan yazmaya devam; indirimden bissürü şey aldım, uçak düşmemeli, daha hiç giymediğim deri mont ve botum var, ay hakkaten artık kış gelsin, Adana'ya da ne kadar gelirse artık?!?