11/06/2019
1277

ERKEĞİ TANIMAK

Eveeet bekar okuyucularım; evlenmeden önce, koca kişisi veya evlilik düşünmeyip iyi sevgili seçerken dikkat etmeniz gerekenlerle ilgili yine çok bilimsel bi yazımla karşınızdayım.

Biliyosunuz tanıma işi önemli bi süreç; yıllarca da görüşseniz aynı evi paylaşmadığınız sürece karşı cinsi tanımak zordur. Keşke toplumsal dayatmalarımız, sosyal endikasyonlar olmasa da herkes hayatını birleştireceği adamı ev hayatı içinde, mutfak, banyo, yatak heryerde tanıyabilse... Aramızda evliliğini bitirmiş kızçelerin belki böyle bi şansı olsa hiç öyle bi deneyim yaşamazlardı, kim bilir?

Eğer uzun süredir tanıdığınız bi kişiyse, mesela öğrencilikten, mahalleden, ortak çevreden, durum farklı. Ama bi şekilde randevulaştınız adamla ilk kez buluşuyosunuz, neler önemlidir, hiç düşündünüz mü?

-‘Buluşma yerini kim belirledi?’, aynı şehirde yaşıyosanız nereyi seçti; ilkinde ‘bi kahve içelim mi dedi?’; restoranda yemek mi ayarladı, yoksa tercihi size mi bıraktı?? Size bıraktıysa, ‘ezik mi, kibar mı, çok gezip doydu evcimen mi oldu yoksa sosyal değil hiç ortama girmiyor mu?’ Bunların hepsi ayrı ayrı değerlendirilebilir aslında. İlkinde karşılıklı ilk gözlem için bence en doğrusu kısa süreli bi kahve buluşması ki beğenirsen uzatır; beğenmezsen kaçması kolay olur. Yoksa sıkıcı bi akşam yemeğini geçirmek korkunç olabilir.

-Gittiğiniz yerdeki davranışı nasıl, garsonlar ‘oooo Mahmut ağbi nassın?’ modunda mı? İnsanlarla çok içli dışlı mı, sıcak, sevecen ya da gereksiz bi zevzek mi, yoksa kasıntı, cool, burnundan kıl aldırmaz bi tip mi? Hep takıldığı yere seni götürüyosa demek çok da çekinceği, oraya takıldığını bilen eski sevgililerin basması riski olmayan biri. Şehirden uzak zula bi yere mi götürüyor, aman dikkat, hayatında ayıklanması gereken çok çöpü olan üzüm olabilir, hatta evli bile olabilir, herşey mümkün. İlk buluşmada seni evine davet ediyor veya evine gelmeye çalışıyosa, bişey demiyorum; sen anladın zâti onu...

-İlk görüşmeye gelirken ‘özenli’ olması şart kızlar! Tarzı ister salaş isterse janti olsun, kişisel bakım ayrı bişey ve ilk değil tabi her buluşmada kendine ve size saygılı, bakımlı, özenli olmalı. Eğer ilk anlarda bile bunu yapmıyorsa ilerde evde çizgili picama atletle oturan bişeyi beslemeye hazır ol!

-Yemekte cep telefonuyla aşk yaşıyor mu, senden çok, elinde telefon yazışma, sık sık telefonu alıp dışarda konuşma gibi davranışlarda bulunuyosa ya aranızda iletişim yoktur, muhabbet sarmamıştır ya da saygısızın teki olabilir, dikkat!.. Ortamdan sıkılmış bile olsa karşısındakine saygı gereği, cebiyle değil seninle ilgileneceği bikaç saat canım, bugün bunu yapan ilerde size vakit ayırcak, saygılı olacak öyle mi?!?

-Hoşlandığınız erkek tipi nasıldır bilemem ama ben mesela aşırı kuralcı, istirham ederek konuşan, sandalyemi çekip oturtan bi erkekten çok; samimi, doğal ve kibar arkadaşlarımla daha mutlu olmuşumdur. Hatta bi kez biri artık o kadar baydı ki hiç unutmam tuvalete giderken ‘gelmeme gerek var mı?’ diye sorunca ‘yooo ben kendim işeyebiliyorum’ deyip gerçek yüzümü gösterip ayrı dünyalarımızdan birbirimize el sallayıp ayrılmıştık. Vakit kaybına gerek yok, tabi ki aradığın herşeyi bulamazsın ama sohbet edip hayatı paylaşamıycağın belli olan biriyle vakit geçirmenin de çok anlamı yok diye düşünüyorum.

-Hesap gelince tutumu nasıl, feminizme gerek yok bence o ödemeli, ilişki başlarsa hayat gibi o da paylaşılır ama bilmem, ben Türk mantığı ile düşünüp hesabı bırakan, paylaşan bi adam pek istemem; ama usül, hesabı öderken göstermesi, göstermemesi; sandalyemi çekmekten çok daha önemli işte ordaki tavrı... Görmüş-geçirmiş olmak, saygı, cömertlik biçok şeyi o anlarda keşfedebilirsiniz. Ama tabi tam tersini düşünen, savunan da olabilir.

-Bir adamın içindeki şeytanı görmenin bazı yolları da vardır. Mesela:

*Bi ortam yaratıp maç izlerken birden kanalı değiştir veya önemli pozisyonlarda önünden geç, hâlâ kibar mı yoksa kafesinden kaçan bi aslana mı dönüştü bak bakalım!

*Yemeğe çıktınız, sen ‘aç değilim salata yiycem’ de, adamın önüne yemeği gelince ‘ayyy vazgeçtiim, ben onu yiyebilir miyiiim??’ diye önündeki tabağı al; ‘yüz rengi nasıl, kırmızının hangi tonu var suratında, sempatik deşarj bulguları var mı, hislerini baskılayabiliyor mu?’ bak bakalım!

*Çoğu erkek arabası konusunda çok hassastır, özellikle marka ve lükse düşkün ve buna uygun bi arabası varsa, arabasına bi laf et mesela ‘ayyy ben bu markayı hiç biyenmiyoruum, hiç estetik ve güçlü diiyılll’ gibi... Adama küfretsen bu kadar sinirlenmez, eee naaptı, tepkisi ne oldu izle ve gör!

Bu liste uzar gider, ne kadınla erkeğin uyumsuzluğu, tartışması biteeer ne de birliktelik isteği. Herkesin kendi için en doğru kişiyi bulması dileğiyle...