16/06/2019
1354

ERKEKLER ÂDET OLSA ve DOĞURSA

Âdet veya gebelik süreçlerinin fizyolojik olduğu ve abartılmaması gerektiği, erkeklerce uydurulmuş bilimsel yalanlardır. Saçtan ayak parmağına, burundan iç organlara bütün sistemin tamamen değiştiği bu özel süreç, yaşayan için, fizyolojik değil tamamen 'patolojik'tir. Ve eminim bir erkek doğursaydı bu sürecin doğal seyri çok daha farklı olurdu. Çünkü sanılanın aksine, hepimizin çok net bildiği üzere kadınlar ağrıya ve her türlü zorluğa karşı çok daha güçlü ve dirençlidir. Erkeğin yatak döşek yatarak geçirdiği bir gribal enfeksiyonu çoğu zaman kadın, yapısal direnç ya da yapmak zorunda olduğu işler ve sorumluluklarından dolayı ayakta geçirir. Çünkü çocuklara bakmak, yemek yedirmek, evi çekip çevirmek gibi sorumluluklar varken 'gribim' diye dinlenmek, erkek için zorunlulukken kadın için bi lükstür. Bizim evde de pnömoniyi dahi ben ayakta, 'beni öldürmeyen mikrop, güçlendirir' felsefesiyle geçirirken, kocam burnu tıkalı olunca hayata küser.

Her ay geçirdiğimiz âdet dönemi erkeğin başına gelseydi, olacakları bi düşünelim:

-Hormonal değişimlerle âdet öncesi gerginliği kafasına vuran erkek için her bişey cinayet sebebi olur ve tabii ki 'özel hâl' indirimleri uygulanırdı:

--Hâkim Bey, iki aydır âdet olmuyodum, kanayamadım şişim zâti, okeyde beni taşlayınca o gerginlikle ıstakayı kafasına geçirdim, pişman diilim, âdet öncesi babam olsa affetmem!

-Birbirinin sigarasını ödünç alan erkekler gibi, yancı orkidciler de olurdu:

--Abi geçen ay da geldin istedin üç tane kanatlı verdim, sittir git marketten al, olmaz ki her ay her ay, teyeellamm!

-Orkidler uzuva geçirilen küçük kapçıklar şeklinde olurdu ki biliyosunuz erkeklerin en hassas olduğu konulardandır...

--Ağbi 'Jumbo boy' orkidler nerde?! Ya da asla kendi için almaz: Ağbi 'küçük boy' orkidler nerde, komşu Mahmut abi kanıyomuş, kendime alsam en büyüğünden alırdım da...

-Erkeklerin garip el-bacak hareketleri ile uzuvlarını yerleştirme çabalarına bir de kayan orkidi düzeltme çabası gelirseeee, offf, korkunç hareketler doğabilirdi

-Evde hep mücadele ettiğimiz çorabını ayağından çıkarıp oraya buraya basket atan adama razı olabileceğimizi düşünsenize; her yere atılan kanlı ped, abooov evlerden ırak!

-Bahaneler, açıklamalar değişirdi:

--Ağbi ben halı saha maçına gelemiycem çok fena kanıyorum.

-Gel oğlum yaa, seni kaleye koyarız!

-Maç tezahüratları bile değişirdi:

--Ağbiii ayda beş gün bokserım sarı-laciverte dönüyo, niyeee?? Kanım öyyyle akar da ondaann, löylöylöylöy lööööy!!

--Abicim geçen ay ben bi kana bi kana... Yeni arabamın döşemeleri kan revan içinde kalmış, tikicem böyle davayı, her ay her ay, bu ne beyav?

Âdeti böyle geçiren erkeğin gebeliğini bi düşünsenize, dokuz ay yeminlen yaşam durur. Başım ağrıyo, kıçım ağrıyo, bütün dünyayı yedim acaba Mars'ın toprağı nasıldır canım onu da istiyo, sıcak basıyo hiç bitmeyen şikayetler, off anam off!!

--Hanım, bu çocuk içerden beni ileri geri tekmeliyo, doğunca kafasını gözünü patlatcam yeminlen, olmaz ki canım!

-Bütün yakışıklıların gay olduğu kesinleşirdi gözlerinde:

--Abi hiç doğurdu mu o manken, niye, ibne de ondan... Yoksa niye hamile kalmasın canım, di mi ama?!

-Askerlik anıları gibi, yıllarca gebelik ve doğum anıları dinlerdik:

--Ağbi ilk gebeliğimde hayvanlar gibi kustum, ikincisinde 85 kilo aldım. Hiç unutmam tam Galatasaray gol attı, ben tepinirken suyum geldi, derbiyi bitiremeden hooop hastaneye, doğuma! Hee onun için çocuğun adı Aslan, re re re ra ra raaaa, Gassaray Gassaray Cimbombom!

-Korkunç ihtimaller, kafada deli sorular olabilirdi:

--Yaa acaba bu çocuk hangisinden ki? İnşallah Afrika'daki kongrede hamile kalmamışımdır da çocuk zenci olmaz, sıçtık oğlum o zaman, yenge yakar beni!

-Çocuk doğmadan başlayan kavgalar, tabi ki sonra da devam ederdi:

--Resmen bu oğlan ibnelik yapıyo, emerken bi yandan da göğüs kıllarımı yoluyo, babalık hissi olmasa duvara fırlatcam valla şerefsizi!

--Yaa karıcım kendim için mi içtim bi kasa birayı? ‘Sütüm olsun' diye, çocuğum için içtim, gelme üstüme bak, gece hiç uyutmadı bu sıpa zâti, yok yok ağlamıyom gözüme bişey kaçtı

-E güzel yanını gören de olur tabi:

--Aşkım yaa elim yüzüm şişti ama başka şişen yerlerim de oldu bence haaaa, nasıl ama!?? Hep hamile mi kalsam acep?

--Karıcım göbeğimden göremiyom, .üküm yerinde di mi, biliyosun görmeyince meraklanıyom!

-Babalık fedakârlıkları, başa kakmacalar olmaz mı?, tabi ki olurdu:

--Abi hamilelik öyle tuhaf bişey ki, dokuz ay rakı masasında oturamadım, anason kokusunda öğür öğür mahfoldum, düşünebiliyo musun!??

--Ay Fenerbahçe şampiyon olmuş bi duygulandık ki, Cevdet ağbi de hamile o ara, biz ağlaya ağlaya bi hâl olduk, zordu gerçekten!

-İstekler dağları aşardı:

Gecenin ikisinde:

--Şşştt karıcım, canım PlayStation oynarken 5 kilo midye tava yemek istedi, ben oyunu açıyım, sen gidip midye tava al gel. Hadi bak çok aşerdim, biyerim şişer!

Ne dersiniz? Düşündüm de, bunları çekene kadar bence yine biz kanayalım, biz doğuralım!