13/06/2019
810

MANTIK EVLİLİĞİ

25-30 yıl ayrı evlerde, ayrı kültürler, ayrı aile ortamlarında büyüyen iki insan bi anda evlenmeye, ortak bir yaşama birlikte adım atmaya karar verir. Sonra ne mi olur?:

-Güne demleme çayla başlayan bi tiryakiyle; kahvesiz yapamayan bi başkası,

-Sabah duş alma alışkanlığı olan bu konuda obsesyonları olan biriyle, yatağa çorabıyla giren bi başkası,

-Trafikte her türlü küfrü savuran, içindeki canavar açığa çıkan biriyle hayatında küfüre hiç yer olmamış ince, narin-nâzenin bi başkası,

-Koku konusunda hassas bi parfüm meraklısıyla, vücut ifrazatlarının kokusunun farkında olmayan bi başkası,

-İş stresini eve taşıyan somurtkan, yorgun savaşçıyla her an enerjik, yediği her darbeyle güçlenip yıkılmayan bi başkası,

-Yemeği baharatsız yemeyen biriyle tamamen farklı yemek kültürüyle büyüyüp, farklı damak zevkine sahip bi başkası,

-Sigarasız duramayan biriyle sigara kokusundan nefret eden bi başkası,

-Sadece örtünmek için giyinen biriyle en büyük zevki giyim-kuşam olan bi başkası,

-Yatmadan kitap okuyarak ancak uyuyabilen biriyle, ışıkta uyuyamayan bi başkası,

-Horlayan biriyle sesten aşırı rahatsız olup uyuyamayan bi başkası,

-Maçı yaşayarak seyreden bi fanatikle, 4 büyük takımın adını bile söyleyemeyen bi başkası,

-Gezmekten nefret eden üşengeç biriyle, götü gezdirmeden duramayan bi başkası,

-Sporu yaşam tarzı yapmış biriyle, yaptığı en büyük aktivite market alışverişine yürüyerek gitmek olan bi başkası,

Ve daha binlerce uyumsuz yönü olan iki insan aynı evi paylaşmaya başlar; aynı çatı altında, aynı gelecek kaygılarıyla birlikte yaşamak üzere yola koyulurlar.

Flört ve birbirini tanıma döneminde tabi ki herkes bir İstanbul beyefendisi ya da kraliyet soyu asaletine sahiptir. Sosyokültürel sebeplerle aynı evi paylaşma ve birbirini böyle tanıma lüksüne sahip olamayan binlerce çift, evlenince ancak bu farklılıkları görebilir ki evliliğin temelindeki 'cinsel uyum' da daha sonra keşfedilip, çiftler için şans veya ne yazık ki evliliğin en büyük kâbusu olabilir.

Böyle uyumsuz olma ihtimali olacak yüzlerce konu varken, aynı evi paylaşınca; kalbinin pırpır ettiği, sesini bile duyunca heyecanlandıran o prens, hızla kurbağaya ya da pamuk prenses, zehirli elma yediren cadıya dönüşebilir. Bu kadar zor bir birliktelik sevmeden yürüyemez. Birinin parası kariyeri, öbürünün gençliği, enerjisi gibi yakıştırmalarla mantığa uygun hale getirilmeye çalışılan evliliklerin mutlu olduğu pek görülmemiştir. Sevmediğin bi insanın bi süre sonra herşeyi, nefes alış-verişi bile çekilemeyebilir. Yani evet tamamen farklı kültürel seviyedeki iki insan için samanlık seyran olamaz, mantığa uygun olmalıdır birliktelik ama sevmeden evlilik mi amman yanından bile geçmeyin!

Kadın ve erkek gibi dünyaları, ruh halleri, zevk ve hayata bakışları tamamen farklı iki insanın birlikte yaşamalarındaki uyumu beklemek mantıksızlığındaki evliliğin 'mantıkla' yapılamıyacağı gün gibi aşikârdır!

Çok sevdiğiniz adamla ya da kadınla evlenin, o kişiyi bulacaksınız, bekleyin; evlenmiş olmak için sevmediğiniz biriyle ise asla ev len me yiiiiin! nokta.