13/06/2019
1077

NASIL MİNİŞ OLUNUR?

Eminim aynı durumu yaşayan binlerce doktor hanım vardır aramızda. 'Allah dağına göre kar verir' diye düşünen erkekler, işler yolunda gittiği sürece size yüklenmeye devam eder ve sorumluluk almazlar. Ne zaman ki artık ezilirsin, bunu sesli olarak söylemeye veya sessiz olarak vücudun error vererek söylemeye başlar ancak o zaman bi zahmet yardıma koşarlar.

Zaten zaman içinde hallettiğiniz her şey sizin göreviniz olur, bunlardan birini artık yapmaz iseniz suçlu ve eksik duruma düşersiniz. Her zaman çeşit çeşit yemek yaparsanız bir gün tek çeşit yapınca yadırgayan XY kromozomu, yumurta bile kırmayan karısının yaptığı makarnaya çocuklar gibi sevinir. Hiçbişeye söylenmeyen kişi olarak bir konuda dırdır etseniz 'huysuz' olursunuz ama hep 'kaprisli' kadın ilk defa bir konuda anlayışlı davranınca, 'melek' olarak yine 1-0 öne geçer.

Yani erkekler sahip olduklarının değil olamadıklarının değerini bilirler. Aynı XY kromozomuna sahip bu şahıslar, karşısında kendilerine bağımlı, kendilerinden daha güçsüz, beceriksiz, onlar olmadan bişeyi halledemeyen ve bunu da açıkça ifade eden miniş hatunların yanında kendilerini King Kong kadar güçlü, Spiderman kadar dinamik, Süpermen kadar da kahraman hissederler!

Aslında dünya, erkeklerin en büyük zaafı olan cinselliğini kullanabilen, onlara her konuda muhteşem olduğunu hissettiren, bu kaprisli minişlere göre kurulu bir düzene sahiptir. Bizim gibi, hayatı boyunca çalışıp didinip kendi ayaklarının üstünde durarak kendi parasını kazanan, kendi çocuğunu büyüten, akıllı kadınlar; böylesi bir dünyada gerçekten zeki ve çalışkan olmalarının bedelini, yorularak ve hakettikleri değeri göremeyerek öderler. Nazım Hikmet'in dediği gibi ‘Türkiye’de adalet aramak, kerhanede bâkire aramaya benzer.'

O yüzden bu tarz kadınların değerini bilmeyen erişkin homosapiens ler, minişlerce çok kolay kandırılabilirler. Doktor erkeklere gelince, genelde bu gruptakiler, hayatlarının en genç, aktif, dinamik, sosyal geçirmesi gereken fakülte yıllarını, tıp fakültesinde hiçbişey yaşamadan geçirip aynı yolda yürüyen doktor hatunlarla tez zamanda çiftleşirler. Birlikte tüm meşakkatli yıllar aşılır, intörnlüğü, pratisyenliği, mecburi hizmeti, ihtisası, askerliği derken sorunlu ne dönem varsa onlar atlatılır. Sonra orta yaş döneminde, andropoza yaklaşan sapiensler, artık güce, paraya ve sosyal olabilecek ünvan, ortam ve zamana sahip olunca bu minişlere ilgi duymaya başlarlar.

Yaptığı işe, sahip olduğu konuma olan abartılı ilgi, merak ve övgüler, çıkardıkları o sevimli sesler, çocuksu tavırlar, şaşkaloz halleriyle, karılarından ne kadar da farklıdır bu sevimli yaratıklar! Bu zavallı, ezik, yardıma muhtaç sevimliler, ne kadar önemli, güçlü olduklarını ve 'doktor' olarak dünyanın en önemli meslek grubundan olduklarını onlara ne güzel de hissettirirler! Oysa sen de doktor olduğundan bunları önemsemeyip kocanın egosunu tatmin edemiyorsundur! Gece gündüz uyumadan çalışıp didinmek, stresli yaşamak, doğurmak gibi nedenlerle 'yıpranma payı' vermez ki sana hayat... Ve ne yazık ki bu daha yıpranmamış, daha genç ve bakımlı miniş, XY tarafından tercih edilir.

Hımm, peki şu aşamada sahip olduğumuz 'zeki, çalışkan, güçlü, sorumluluk sahibi olma' gibi ortak özelliklerimizle, miniş olsak olur mu acaba? Gelelim miniş olma tarifine:

* Her zaman abartılı giyin, saçın-başın, makyajın hep iddialı olsun (ama hafif olmakla masum-seksi olmak arasındaki çizgiyi iyi belirlemelisin!) Günde 100 hasta bakmaya, devlet hastanesinin o nefis ortamına giderken bile etek ossuun, pretty woman çizmen ossuuun, makyajın ossuunn, gece sabaha kadar hastanede veya evde çocuğun başında nöbetçi bile olsan hep tam ve eksiksiz olsun??

* Her an ağzını geydirerek konuş, cümleleri anlamsızca uzatarak bitir ve sesin rectumundan geliyor gibi çıksın.‘Kocişkooooom, aşkıııııım, yaaaa çok tatlısııııın, kıyamaaaaaam' gibi...

* Hiç yapma, yapma ki yaptığın değerli olsun:

Koca: Yine mi yemeği dışardan istiycez, yoksa yemek mi yaptın, kıyamaaam!

- Kocişkooooom, bugün ne büyük ameliyatlar yaptığını, kaç kişinin hayatını kurtardığını bildiğim için 'canım erkeğim yorulmuştur' deyip, ellerimle aşkımı katarak sanaaaaaa 'menemen' yaptım. Sen şimdi sofraya otur, sana sunucaaam!...

* Hiçbişeyi onsuz halledemediğini yine çok sevimli küçük bi kız edasında ona hissettir. Hem iş ona kalır, hem o kendini daha 'erkek' hisseder:

-Aşkıııım; şimdi whipple ameliyatı yaptım, çok yorulduum, hem biliyosun whipple bile yaparım ama banka işini hiç halledemeem, sen herşeyi halledersin, iyi ki varsın aşkıım! Ben biliyosun markete gidemeeem. Sen çok güçlüsüün, nasıl da o poşetleri taşıyabiliyosuun, ama eve çabuk gel olur muu, ben seni çok özleriiiim! Hadi sen kapat telefonuu, sen kapaat, önce seen, aptalişkoo, kapaat!

* Her durumda, her şartta kapris yap!

- Aşkitooooom, gece gece nereye gidiyosuun, hasta kanadıysa kanadı, benimle ilgilenmen için ben de mi kendimi kanatıyım, paylaşamıyorum o hastalarla seni! Nolur gitmeeee, sana sarılıp uyumak istiyoruuuum, ya o, ya ben! Git bakalım git şimdi, bi daha da bu eve gelme, ühüühüüüü!?!