10/06/2019
791

BEBEK TELSİZİ

Hani şaşkınlık, utanç, rezil olma, hayıflanma, kendini haklı çıkarma için çabalama kısacası 'sıçıp üstüne bi de sıvama' anları vardır ya, işte o anlarımdan birini anlatmak istiyorum.

Anestezi asistanıyken kankim Damla doğum yaptı, bebiş on günlük filan olunca, şu an eşim o zamanki sevgilim Özgür' le bebiş görmeye gittik. Hediye olarak bebek telsizi aldık; neyse bebişimizi gördük hanimiş, kunimiş öptük kokladık; bu arada Özgür, telsizi denemek için yatak odasıyla salona yerleştirdi filan. Biz Damla ile bebek emzirmeye yatak odasına geçmiştik kiiii, kapı çaldı. Bi kalabalık insan sesi, kim ola ki acaba filan diye içerden kulak kesildik.

Damla'nın eşi Yakup kapıya geldi, açıklama yaptı, gitti. Neyyyse, Damla geldi yanıma oturdu, hem bebişi emziriyo, hem konuşuyoruz:

-Damla kim onlar?

- Bugün bebek görmeye Yakup'un arkadaşı Volkan da gelecekti. Tam burası için çıkarken, evine 5-6 kişi misafir gelmiş, Volkan da onları da alıp getirmiş.

-Ohaaa o ne be, tanımadığın insana ailecek gitmek de neymiş, hem de yeni doğmuş bi bebek var teeeyellaaam ne garip insanlar var yav! Volkan da öküz ayol, misafirin geldiyse kal evde, gelmek zorunda sanki?

-Yakup'la Özgür, Volkan'a arabasını kapalı otoparka çektirmeye aşağı indi şimdi, bu manyaklar da içerde yalnız oturuyo şu an, saçmalığa bak yaa!

-Damla maşşallah sütün de çok, memeler hep böyle kalsa di mi, emzirirken güzel oluyo...

Ve biz Damla'yla hem bi taraftan 'lohusalıkta seks, çocuklu evde cinsellik' gibi bilimsel konularda tartışma yapıp bi taraftan da içerdekilere 'akşam planımızı bozdular, yemeğe de mi kalcekler' filan diye sayıp söverkeeeen ben bi ışık gördüm. Yeşil bi ışık, tam karşımda duran ve diğer yarısı şu an salonda bizi dinleyen bi grup insanın yanında olan bebek telsizinin tepesinde yanan o cânım yeşil ışık!! Biz içerdekilere sayıp söverken, garip muhabbetler yaparken; dediğimiz herşeyi içeri ilettiğini gösteren o güzel telsizin farkına vardım veeee içerdekilerin son duyduğu:

-Ayyy Damla telsiz açık suus kııız, çıt...

Âleti kapattık. Damla ile gözlerimiz belermiş, abooov neler dedik la biz modunda derin bi suskunluk içindeyiz. İşin ilginci içerde de ses yok! Damla ile karar aldık, odaya kendimizi kilitledik hiç çıkmıycez, nası ossa tanımıyoz, tanışmak da nasîb olmazsa sorun yok... Anlamsızca ben, Damla, bebek bi odada kilitliyiz, içerde de hiç tanımadığımız ama bizim bazı sırlarımızı yakînen bilen, bilumum küfürleri yemiş bi aile oturuyo. O sırada kapı çaldı. Damla 'Yakup anahtarını almadı mı ki?' derken bi taraftan kavga ediyoruz, 'sen aç', 'hayır ben çıkmam, sen aç' derkeen misafirler kapıyı açtı!

Biraz sonra Yakup geldi.

-Allaalaah hiçbişey anlamadım, adamlar toplanıp gelmiş hem, hem de biz rahatsız etmiyelim diye koşarak çıktılar?!

Biz Damla'yla birbirimize bakıp derin bi iç geçirdik, olanları da o akşam değil ama çok sonra bizimkilere anlattık.

Şimdi her bebek telsizi gördüğümde yüreğimde bi sızı, içime bi ürküntü gelir, utançla pişmanlık arası garip bi his içimi kaplar.

Siz siz olun bebek telsizli evden uzak durun ya da tanımadığınız bi eve çatkapı misafirliğe gitmeyin!