09/06/2019
951

DIT DIT DIT...

Gözümü yavaşça araladım; çok ışık, çok gürültü... Koşuşturan insanlar ve o lanet olası ses: dıt dıt dıt. Göğsümde sanki bi ton ağırlık var nefes alamıyorum, ağzımın içinde kan tadı, yutkunamıyorum; küçükken kardeşimle denizde nefes tutmaca oynar sıkıldıkça suyun dışına çıkıp tüm havayı ciğerlerimize doldururduk. Şimdi de yüzeye çıkmam lazım ama olmuyor çıkamıyorum, nefes alamıyorum! Saniyeler geçtikçe beyaz önlüklülerin görüntüleri soluklaşırken her taraf kararıyor. Kapkaranlık suların derinliklerine doğru hızla çekiliyorum: Elveda hayat, elveda hayallerim!

İşte yine o ses: dıt dıt dıt. Gözümü zorla aralıyorum; duvarda yazıyor burası yoğun bakım ünitesi. Dişimi sıkınca ağzımda bi tüp olduğunu anlıyorum, nefes almaya çalışıyorum ama hayır yetmiyor! Şu ağzımdaki tüpü çekip çıkarasım, ağzımı kocaman ayırarak tüm havayı içime doldurasım geldi ama elimi hissetmiyorum, benim değil sanki... Elim, kolum, vücudum bana yabancı, ayrı dillerden konuşuyoruz, hiçbir komutumu algılamıyolar.

O sırada bi doktor grubu başımda toplanıyor; genç olanın anlattıklarından anladığım kadarıyla beyin kanaması geçirmişim. Ama ben gencim, çocuklarım küçük, hiçbi hastalığım yok nasıl bu hale gelebilirim? Böyle şeyler dizilerde olur, benim başıma niye gelsin ki? Daha çocuklarımın bana ihtiyacı var, kocamla emekli olup dünyayı gezicez, kızımla birlikte gelinliğini seçicez, torunlarımı sevicem daha...

İşyerinde terfi alamayışım, çocukların kavgası, huysuzluğuna, yorgunluk, uykusuzluğa sızlanışım; kocamın ilgisizliğinden yakarışım, veremediğim kilolar, alamadığım ev; herşey, herşey ne kadar boşmuş! Şu an kendim nefes alıp, ellerimle çocuklarımın saçlarını okşayıp onları koklayabilmek için neler vermezdim! Gözyaşlarım süzülürken, kulağımda yine o lanet ses: dıt dıt dıt...

Bugün bi 'doktor' gibi değil, bi 'hasta' gibi yazdım. Her an başımıza gelebilecek talihsizlikleri size hatırlatıp; sahip olduklarınızın farkına varıp mutlu olmanız için. Şimdi deriiiin bi nefes alın, sevdiklerinizin kokusunu içinize çekin ve ne kadar şanslı olduğunuzu hiç unutmayın, olur mu?