10/06/2019
880

MUAYENEHANEMDEKİ KARGA

Muayenehanemi açalı bikaç ay olmuştu. Mesleğe başlarkenki hayal ve ideallerimi düşünüyorum da... Gençken atom enerjisiyle çalışıyo insan, gece nöbet tutup ertesi gün akşama kadar çalışır, yine de 'of' demezdim. Ben çocuklara, dünyanın en doğal mucizelerine şifa verdikçe yaşayabilen bi insandım, hâlâ da beni hayata bağlayan şey, ağlayan bi çocuğun gözündeki yaşı dindirebilmek ama yoruldum be artık! Anne babaların, çocuklarını iyileştirirken söylediği güzel sözler, gözlerindeki minnet gerçekten paha biçilmez. Doktor olarak bu yaşımda, çalışmamın karşılığını aldım, çok para kazandım, evler arabalar, lüks giyim-kuşam ama... Tüm bunları yaparken kendi hayatım elimden uçup gitti, herkese herşeye hayır dedim, şimdi istemez miydim o taptığım yavrulardan teki benim olsun, benim canım kanımdan bi çocuğu gece kucağımda saçını okşayarak uyutayım?? Çok geç artık bunlar için...

Muayenehanemin penceresinden dışarı bakıp tüm bunları düşünürken, karşı ağaçta konmuş bi karga uçtuuu, pencereden süzülüp yanımdaki koltuğa kondu. Ben bu siyah kocaman kuş ne ara girdi, ne yapmalı diye heyecan içindeyken karga benimle konuşmaya başladı:

-Merhaba, sakın korkma doktor hanım, haklısın daha önce konuşan bi karga görmemiş olabilirsin de, nolur sakin ol ve beni dinle! Bu ülkede bi akşam oturup ana haber bültenini dinlesen; benim konuşmamdan çok daha inanılmaz, öyle trajik şeyler oluyor ki... Bazı vaatlere, insanların kandığı, inandığı şeylere inan biz kargalar bile kahkahalarla gülerken, insanoğlu bu durumlara nasıl düşüyor inan ben anlıyamıyorum.

Neyse, ben çok sevdiğim bi kadının âhını aldım, 'bana çektirdiğin acıyı, sevgiyi, aşkı ara, gerçek sevgiyi araya araya bir karga gibi 100 yıl yaşa gör gününü demiş, ben de karga olup düştüm yollara. Her yerde aradım, sevgililerin aşkı çıkardan, evlilerin aşkı mecburiyetten olmuş artık. Bikaç gündür seni çocukları muayene ederken izliyorum. Kan, can bağın olmadan o çocuklara yaklaşımını, onlara yardımcı olmak isterkenki gözündeki ışıltıyı gördüm; 'gerçek sevgi' bu olmalı. Nihayet buldum. Eğer şimdi beni öpersen ben senin 'hayatının şansı' olarak bi insana dönüşcem ve sana hakettiğin sevgiyi aşkı yaşatıcam...

Ben şok içinde kargayı dinledim, öyle inandırıcı, etkileyici konuşmuştu ki dayanamadım, kalktım onu o simsiyah yanağından öper öpmeez; karga bi anda o dizilerdeki yakışıklı jönlerden birine dönüştü, beni belimden kavrayıp çekti 'seni buldum ya, ömür boyu sevgimiz aşkımızla, birlikte yaşlanıcaz aşkım' diyerek dünyanın en güzel öpücüğünü dudaklarıma kondurdu, ve aşkımızın meyvesi çocuklarımızla bir ömür mutlu yaşadık.

Eveeet kızçelerim bu öykümde mantık dışı, ütopik, imkansız şeyler var öyle diil mi?? Ne, cevabınız 'karga hiç konuşur mu, insana dönüşür mü?' filan diil heralde? Çünkü inanın kargalar konuşabilir ama gördüğüm kadarıyla bu ülkede:

-Çocuğunu muayeneye getiren anne baba, size yaptıklarınız için teşekkür etmez, minnet duymaz; olan varsa da bi elin parmağını geçmez. Çocuğu hastadır, ağlıyordur, sense gereksiz tetkik ve muaynelerle vakit geçirip çocuğunu bi türlü iyileştirmiyosundur!

-Bir doktorun genç yaşta doktorluktan çok para kazanması, evler arabalar, lüks yaşam mııı, imkansız, buna kargalar güler emin olun.

-Hikayedeki karga 'hayatının şansıyım' demiş ya; hayatı boyunca kendi çalışıp kazanmış, üretmiş, başkasına bağımlı yaşamayıp hep kendi ayakları üstünde durmuş, mesleğini kendi hayatından öte tutmuş bir kadın hekimin hayatının şansına bi jön mü çıkar ayol!! Kesin o karga Yılmaz Morgül gibi bişeye dönüşür, çok ütopik bi hikaye olmuş Figeeen; bilim kurgu yazmışsın tebrik ederim kendiim, teşekkür ederim kendim, rica ederim kendim, hebele hübele, honey mişşş, kunimiş, corç kluniyymiiişşş...