21/06/2019
1570

SENİNLE AŞKIMIZ

Seninle aşkımız

Bir kasabın camekânındaki

Kıçına gül sokulan sığır gibiydi...

O gülün orda ne işi olduğunu

Ne sığır anladı, ne gül

Ne kasap , ne de camekânı seyreden ahali anladı

O gül soldu, aşkımızsa hiç solmadı.

Seninle aşkımız

Lavaşa çörekotuynan çizilen kalp gibiydi

O çörekotundan kalbi

Ne lavaştan koparıp salatanın suyuna bandıran adam gördü,

Ne de yere dökülen çörekotlarını yiyen kuş gördü,

Çörekotları yerlere dökülünce, aşkımız toprağa gömüldü.

Seninle aşkımız

Kurutulmak için balkona asılan

Bayrak gibi sallanan bembeyaz donlar gibiydi

Ne donlar anladı oraya niye asıldığını

Ne de donları izlemek zorunda bırakılan biz zavallılar.

Don eskidi yırtıldı, soldu

Aşkımızsa mayalı hamur gibi kabardı durdu.

Seninle aşkımız çohacayip bişey, reçele konan patlıcan gibiydi,

Ne o patlıcan anladı orda ne işi olduğunu

Ne de bu şiYirimi okuyanlar..

Seninle aşkımız ‘cerrahla anestezist’ gibiydi,

Ne birarada olabildiler, ne de ayrı;

Hem tartıştılar, hem yaptılar ameliyatları...

Dr. Figen Demir Kardeş